Hocalı soykırımı ve Karabağ

  

Geçtiğimiz günlerde Hocalı Soykırımının yıldönümüydü. Hep birlikte yasını tuttuk katledilen soydaşlarımızın, onları rahmetle andık. Fakat soydaşlarımızın acısına bir başka acı daha eklendi gördüklerim karşısında. Katili bulunmuş, yargılanmış ve cezası verilmiş Hrant Dink için kaç aydır büyük yürüyüşler yapan binlerce insanlık kitle, Hocalı mitinginin yakınında bile değildi. İnsanın aklına ister istemez şu geliyor; artık yapılan bir zulümde bile mağdurlar arasında taraf tutuluyor. Hrant Dink mazlum da, Hocalı şehitleri arkalarından tutulacak yası hak etmediler mi? Hrant Dink’in ardından yürüyenler, insanlık namına yürüdüler de, Hocalı’da yapılanlar insanlık suçu değil miydi? Dink cinayeti için devleti eleştirenler, kendi vicdanı için eleştirilere açık mı?
  Bir kere açık açık şunun altının net bir şekilde çizilmesi lazım; Hocalı Soykırımı için ses duyurulacak kitle dünyadaki tüm dünya Azerbaycan Türkleri değil, tüm Türkiye değil, Türk Dünyası da değil, bütün dünya olmalıdır. Bu bir insanlık suçu olarak lanse edilmeli ve tüm dünya insanlarına hitaben bir çalışma olmalıdır.
  Diğer bir husus ise; sadece yıldönümünde birkaç kişinin konuşmalarıyla yapılan mitingler kesinlikle yeterli değildir. Yeterli olmadığı da bugün gelinen nokta göz önüne alınarak açıktır. Hocalı bugün bir Filistin, bir Kerkük katliamlarından geride kalıyorsa oturup düşünmek gerekir. Bir kere Hocalı Soykırımı yıldönümlerinde tıpkı Türkiye ordusunun Kuzey Irak Harekâtından önce ve sonra tüm televizyonlarda konuyla ilgili ne kadar uluslar arası ilişkiler uzmanı, bilim adamı, siyasetçi ve eski generallerin toplandığı oturumlar yapıldığı gibi, Hocalı yıldönümlerinde de ana haberlerde de ağırlıkta olmak üzere oturumlar yapılmalıdır. Hocalı’nın dünü, bugünü masaya yatırılmalıdır. Şu an için gelinen noktanın yeterli olmadığı ve neler yapılabilmesi gerektiği tartışılmalıdır. Azerbaycan bu konuda tek başına bırakılamaz.
  En önemli nokta ise bence şudur; Hocalı Soykırımı neden yılda bir anılıyor? Sizce yılda bir defa gündeme gelen bir soykırımı dünyanın tanıması mümkün müdür? Üstelik henüz Karabağ hala işgal altındayken… Bir Çanakkale Savaşı şehitlerinin yılda bir anılmasını anlarım. Çünkü Çanakkale toprakları kaybedilmemiş, dillere destan bir şekilde savunulmuştur. Sayıları hala belirsiz, mezarı belirsiz şehitler yılda bir saygıyla anılır. Fakat Karabağ da kaybedilmiş, Azerbaycanlılar kovulmuş ve katledilmişken yılda bir miting bize ne kazandırır. Her gün bir şeyler yapılması gerekir. Bu soykırım tanınana ve Karabağ geri alınıncaya kadar…
  Bu iş, Putin’e, ya da Ermenistan devlet başkanına meydanlarda seslenmekle olmaz. Azerbaycanlıların yaşadığı her ülkede bunu gündeme taşımak gerek. Başta Türkiye’nin farklı illeri olmak üzere tüm Türk devletlerine ve Azerbaycanlıların yaşadığı her yere soykırım anıtı dikilmelidir. İşte o zaman kimse bunu görmemezlikten gelemez. Akayev gibi Türk devlet adamları da gafil bir şekilde, gittiği Fransa’da sözde ermeni soykırımı anıtına çelenk bırakmaz o zaman…
  Kurtuluş Savaşı yıllarımızda kolundaki bileziğe, kulağındaki küpeye kadar çıkarıp Türkiye’ye gönderen Azerbaycan halkı bugün bu konuda yalnız kalmayı hak etmiyor. Atatürk; Kurtuluş Savaşı sırasında gelen yardımlar için, bunu borç olarak kabul ediyoruz demiştir. Azerbaycan halkı ise, kardeş kardeşe borç vermez, destek olur, yardım eder cevabını vermiştir. Bugün yine karşılıksız destek sırası Türkiye’dedir.

Yazarımız Onur NUREL 03 Mart 2008, Pazartesi tarihinden itibaren Türk Birlik’ te yazmakta.

Advertisements

Bir cavab yazın

Sistemə daxil olmaq üçün məlumatlarınızı daxil edin və ya ikonlardan birinə tıklayın:

WordPress.com Loqosu

WordPress.com hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış /  Dəyişdir )

Google+ foto

Google+ hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış /  Dəyişdir )

Twitter rəsmi

Twitter hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış /  Dəyişdir )

Facebook fotosu

Facebook hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış /  Dəyişdir )

w

%s qoşulma

%d bloqqer bunu bəyənir: