“Soykırım, Soykırım, Soykırım”

Hatem CABBARLI
Aşırı milliyetçi görüşleri ile tanınan, Büyük Ermenistan ideolojisinin en büyük savunucusu olan Zori Balayan “Ocak” adlı kitabında Türkleri inanılmaz olaylarla suçlamış, Türklerin Ermenilere karşı “soykırım” yaptığını, ancak Ermeni halkın bunu hiçbir zaman unutmayacağını ifade etmiş, tüm Ermenileri intikam almaya çağırmıştır.
Balayan, kitabında ayrıca bir tür Ermeni hastalığından bahsetmektedir: “soykırıma” uğramış Ermenilerin hastalığından.., ezilmiş ve mağdur Ermenilerin psikolojik durumundan… Bu hastalık bulaşıcıdır ve sadece Ermeniler için geçerlidir. Sovyetler Birliği döneminde hastalık gizli evresini tamamlamış, bağımsızlıktan sonra hızlı bir şeklide Ermeniler arasında yayılmıştır. Ermeniler, bu hastalığın tedavisinin sadece 1915 olaylarının intikamı alındıktan, Kars, Iğdır, Erzurum, Sivas, ve Trabzon’un Ermenistan sınırları içinde olduktan ve Ağrı Dağı’nda Ermeni bayrağı dalgalandıktan sonra mümkün olacağını bildirmekte ve tedavinin uygulanması için her şeyi yapmaktadır. Oxumağa davam et
Advertisements

Hocalı katliamı bu yüzyılın soykırımıdır

Turk Azerbaycan Dostluk Dernegi Baskani Salih Bayraktar, Azerbaycan’in cilesinin bitmek bilmedigini, Karabag isgali ile Ermenistan’in asirlardan bu yana Turklere karsi surdurdugu soykirim ve ihanetin devam ettigini soyledi. Osmanliya ihanet eden Ermenilerin ulkenin doрusunda katliamlar ve gercek bir Turk soykirimina imza attisina dikkat ceken Bayraktar, Hocali soykiriminin da Ermenilerin gercek yuzunь ortaya koydugunu fakat dunyanin olaylara gozunu kapattigini soyledi.
Bu yuzyilin soykirimina tum dunya ulkelerinin ve milletlerinin kulak vermesini bekledigini ifade eden Bayraktar, “Gerek Azerbaycan olarak ve gerekse Turk dunyasi olarak buyuk bir haksizlik ve yalan ile karsi karsiyayiz. Demokrasiye inananlar bu tarihi gercegi gormezden gelemezler. Gelmemelidirler. Zira bu isin pesini birakmak istemiyoruz. Bugun sozde Ermeni soykirim iddialarinda bulunan ve tum dunyayi kandiranlarin yaptiklari soykirimi burada dile getirmek icin toplandik. Halen bir yuрin insanimiz kayip, bir o kadar insanimiz kackin durumuna dustu. Nerede insan haklari? Nerede insanlik? Hakliligimizi her platformda haykirmaya ve bu isin hukuki surecini de birakmayacaрiz” dedi.
31 Mart Hocali Soykirimi’nin geleneksel olarak tum dunyada katledilen Turklerin anilmasi ve Ermenileri kinama gunь olarak ilan edildigine dikkat ceken Bayraktar, Karabag isgaline son verilmesini tum dunyanin bu konuya duyarli olmasi gerektigini belirtti.

Hocalı soykırımı ve Karabağ

  

Geçtiğimiz günlerde Hocalı Soykırımının yıldönümüydü. Hep birlikte yasını tuttuk katledilen soydaşlarımızın, onları rahmetle andık. Fakat soydaşlarımızın acısına bir başka acı daha eklendi gördüklerim karşısında. Katili bulunmuş, yargılanmış ve cezası verilmiş Hrant Dink için kaç aydır büyük yürüyüşler yapan binlerce insanlık kitle, Hocalı mitinginin yakınında bile değildi. İnsanın aklına ister istemez şu geliyor; artık yapılan bir zulümde bile mağdurlar arasında taraf tutuluyor. Hrant Dink mazlum da, Hocalı şehitleri arkalarından tutulacak yası hak etmediler mi? Hrant Dink’in ardından yürüyenler, insanlık namına yürüdüler de, Hocalı’da yapılanlar insanlık suçu değil miydi? Dink cinayeti için devleti eleştirenler, kendi vicdanı için eleştirilere açık mı? Oxumağa davam et

Ermeni tarihine kısa bir bakış

Ermeniler, tarih boyunca başka devletlerin yönetimi altında kalmışlar ve bağlı oldukları devletlerin hizmetinde bulunmuşlardır.

Ansiklopedik kaynaklarda, Erivan, Gökçegöl, Nahcıvan, Rumiye gölü kuzeyi ve Mako bölgesine, yukarı memleket anlamına gelen Armenia, bu yörelerde yaşayan halka ise Ermeni denildiği yer almaktadır.

Ermeni tarihçilerin bir kısmı, M.Ö. 6. yüzyılda kuzey Suriye ve Kilikya bölgesinde yaşayan Hititlerden olduklarını; bir diğer kısmı ise Nuh’un oğullarından Hayk’a dayandıklarını söylemektedirler. Bunun yanında, Ermenistan denilen coğrafyada yerleşen ve bugün Ermeni diye adlandırılan toplumun, bölgenin kesin olarak neresinde yaşadıkları, sayıları ve aynı yörede ikamet eden diğer halklara kıyasla nüfus oranları bilinmemektedir. Ermeni tarihçileri bile kökenleri konusunda fikir birliği içinde değildir. Oxumağa davam et

31 Mart – Azerbeycanlıların soykırım günü

1918 yılının Mart olayları, tarihimizin en kanlı sayfalarındandır. Bolşevik- komünist bayrağı altında birleşmiş Ermeni çeteleri, Bakü’de, Nahcivan’da, Kuba’da, Kusar’da, Şamahı’da, Lenkeran’da halkımıza çok büyük zulümler yapmışlardır. Tarih araştırmacılarının değerlendirmelerine göre sadece 29-31 Mart günleri arasında Bakü’de 20 binden fazla vatandaşımız katledilmiştir. Kıyımın yapılmasının başlıca sebebi Azerbaycan’ın bağımsızlığının karşısının alınması, Bakı’nın mühim iktisadi ve siyasi önemi ile bağlıydı. Rusya için Bakı mühim ehemmiyet taşırdı. Bu, V.İ.Lenin’in “Bakı petrol, ışıq ve enerjidir” sözlerinden de aydın görünür. Amma ermenilerin de kendi amaçları olmamış değildi. Stepan Şaumyan’ın aşağıdakı fikirleri Mart kıyımının yapılmasının iç yüzünü açıyor: “Bizim süvari desteye ilk silahlı hücum cehtinden bahane gibi istifade edip, bütün cephe boyu hücuma geçtik. Bizim 6 bin nefere kadar silahlı kuvvemiz vardı. Aynı zamanda Daşnaksütyun’un da 3-4 bine yakın milli desteleri vardı. Oxumağa davam et

Ermeniler Karabağ’dan bıktı !

Olacağı buydu ama, biraz geç oldu… Çünkü ‘aşırı milliyetçilik’ denilen kavram tıpkı ‘radikal dincilik’ gibi… Bir kere toplumda zemin buldu mu, tedavisi hayli zor oluyor… Ermenistan ile Azerbaycan’ı henüz, o sıralarda bağlı bulundukları Sovyetler Birliği dağılmadan kanlı bir hesaplaşmaya sürükleyen Dağlık Karabağ sorununda yeni bir aşamaya gelindi: Aklı başında Ermeniler, varlıklarını kanlı bir milliyetçi hesaplaşmaya dayandırmış Karabağlılar’ın artık ülkenin kaderinde oynadıkları berbat oyunu durdurmalarını istiyorlar…

Bu grubun esas sözcüsü Ermenistan bağımsız olduktan sonra ilk cumhurbaşkanlığını yapan, 19 Şubat’ta yapılan başkanlık seçiminde ise rakibi Serj Serkisyan’ın gerisinde kaldığı ileri sürülen Levon Ter-Petrosyan… Oxumağa davam et